Kayıtlar

Osmanlı'nın Son Dönemi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İşlevlerini yitirmiş değerlerde ısrar: Değer tapınımcılığı, değerlerimiz saplantısı

Şöyle bir haber çıktı gazetelerde birkaç hafta önce: “Öğrencilerin değer karmaşası yaşamamaları” için Pendik ilçesindeki okullarda kep ve cüppe giyilmesi yasaklandı. Değer karmaşası… Arada kaynadı gitti bu haber ama biraz düşünecek olursak, asıl sorunumuz burada. Bu saplantımızda. Osmanlı’nın son döneminden beri geçmemiş hastalığımız     Batı’dan teknolojisini, kurduğu veya geliştirdiği çeşitli sistemleri, örneğin eğitim sistemini, örneğin milliyetçilik, halk egemenliği gibi ideolojilerini, fikirlerini almakta bir sakınca görmüyoruz ama iş değerlere geldiğinde orada dur diyoruz. Osmanlı’nın son döneminden beri böyle bir mücadele veriyoruz. Nafile de olsa veriyoruz. Peki tam olarak ne bu kaybetmek istemediğimiz değerlerimiz? Her sistem kendi değerlerini üretir. Ürettiği teknolojiye karşılık gelir bu değerler. Teknoloji, bir kültürün ürettiği materyal ve hizmetleri, ulaşmak istediği hedefleri ortaya çıkarmak için kullandığı ve geliştirdiği teknik, yöntem ve sist...

18 Mart’ı, Çanakkale’yi Anlamak veya Yüzyıl Sonra Hâlâ Anlayamamak

Resim
Bir toplumda geçmişin nasıl sunulduğu, anlatıldığı, nasıl tarihleştirildiğiyle o toplumda ne tür bir dilin hâkim olacağı arasında yakın bir ilişki vardır. Verilenin içeriği kadar, verilme tarzı da son derece önemlidir. Tarihin önemli işlevlerinden biri bir toplumun nasıl bir dil kullanacağını,  nasıl bir dille konuşacağını belirlemektir. Bu dil bar ışçıl olabileceği kadar savaşı çağıran, yüceleştiren, hatta kutsallaştıran bir dil de olabilir.   Anmalar, kutlamalar, ne tür bir dilin seçildiğine, tarihin nasıl bir tarzda verildiğine dair en önemli göstergelerden biridir. Ç anakkale Savaşı anma ve/veya kutlamaları bu anlamda çok önemli bir örnektir.   Bu savaş,  Osmanlı’nın son yıllarında yapılmış çok büyük bir hatanın, Birinci Dünya Savaşı’nın ya da o günkü dille Büyük Savaş’a, Cihan Harbi’ne dâhil olmanın getirdiği insan kıyımının, bu gayet yüksek bedelin hatırlandığı, zihinlere kazınmaya çalışıldığı bir anma yerine, sadece sorgusuz sualsiz fedakârlığın...

Zaferler, Anmalar ve Tarihselleştirilmeleri

Çanakkale Zaferi Kutlamaları: Ne Tür Bir Dil?

Bir toplumda geçmişin nasıl sunulduğu, anlatıldığı, nasıl tarihleştirildiğiyle o toplumda ne tür bir dilin hâkim olacağı arasında yakın bir ilişki vardır. Verilenin içeriği kadar, verilme tarzı da son derece önemlidir. Ya da bunu tersine çevirecek olursak, tarihin önemli işlevlerinden biri bir toplumun nasıl bir dil kullanacağını,  nasıl bir dille konuşacağını belirlemektir. Bu dil, tarihin nasıl yazıldığına bağlı olarak, barışçıl olabileceği kadar savaşı çağıran, birleştirici olabileceği kadar ayıran bir dil olabilir. Anmalar, kutlamalar, ne tür bir dilin seçildiğine, tarihin nasıl bir tarzda verildiğine dair en önemli göstergelerden biridir. Ve buna ilişkin Türkiye tarihinden en önemli örneklerden biri de, Çanakkale Savaşı anma ve kutlamaları, bu savaşın nasıl tarihleştirildiğidir. Bu savaş,  Osmanlı’nın son yıllarında yapılmış çok büyük bir hatanın, Birinci Dünya Savaşı’nın ya da o günkü dille Büyük Savaş’a, Cihan Harbi’ne dâhil olma hatasının getirdiği insan kıyımı...