Kayıtlar

Milliyetçilik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

21. Yüzyılda Malazgirt Kutlaması

Resim
AKP’nin 1071 Alparslan’la Malazgirt Savaşı’nın kutlama projesinden sonra “ileri demokratlar”ın da milliyetçilik konusunda bu ülkenin kendilerinden önceki diğer yönetimlerinden aşağı kalmadığı konusunda bir kuşku kalmadığını söyleyebiliriz. Elbette bazı farklar söz konusu.   Yanlış anlaşılmasın içerik farkından bahsetmiyorum. İslami unsurun biraz daha fazla öne çıkartılması dışında aynı söylem sürüyor. Diğer yandan, biçim konusunda da AKP’nin hakkını vermek gerekiyor. Hiç kimsenin bugüne kadar düşünmediği fikirlere imza atıyorlar, çok daha görsel gösteriler düzenliyorlar. Ama görsellik, kitlesellik ve büyük şovlar onların törenlerinin de son derece ayırımcı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Milliyetçilik elbette her zaman bir sorun olarak görülmek zorunda değil. Bir örgütlenme şekli olarak belli koşullarda yararlı olduğu bile ileri sürülebilir. Bugünün değerleri açısından bize veya kimimize yanlış veya ters görünse de, milliyetçiliklerin, homojen oldukları farz edilen etn...

Karyalılar ve Dünyanın Yedi Harikasından Mozole (Mausoleion) Üzerinden Anadolu Milliyetçiliği

Resim
“Karyalılar Helen değildir. Anadolu'nun gerçek sahipleridir. Aynı biz Türkler gibi. Ayrıca Karyalıların önemli bir kısmı Anadolu'da kaybolmuşlardır yani bizimle karışmışlardır. Savaşçıdırlar. Müthiş Savaş hikayeleri vardır.” Bunu bir doğa sporları kulübünün sitesinde okudum. Her şeyden önce şu sahip olma fikri beni artık epey yormaya başladı. Nedir bu sahip olma takıntısı? Ama tabii burada bitmiyor. Bir de gerçek sahipler denen bir şey var.   Buraya kadar tamam diyelim. Karyalılar gerçek sahipleri. Onlardan sonra gelmiş olduğu varsayılan (ki bunun doğru olduğu kabul edilebilir) Helenlerse, bu nedenle gerçek sahip değiller. Herhalde işgalci falan oluyorlar. Ama Helenlerden sonra bu topraklara geldiği aşikâr Türkler gerçek sahipleri. Nasıl oluyor bu? Çünkü Karyalıların önemli bir kısmı Anadolu’da kaybolmuş (Anadolu’ya dağılmamışlar, kaybolmuşlar) ve “bizimle”, yani bu yazıdan anlaşıldığı kadarıyla Türklerle kaynaşmışlar. Türkler de bu karışmadan ötürü (art...

Zaferler, Anmalar ve Tarihselleştirilmeleri

Çanakkale Zaferi Kutlamaları: Ne Tür Bir Dil?

Bir toplumda geçmişin nasıl sunulduğu, anlatıldığı, nasıl tarihleştirildiğiyle o toplumda ne tür bir dilin hâkim olacağı arasında yakın bir ilişki vardır. Verilenin içeriği kadar, verilme tarzı da son derece önemlidir. Ya da bunu tersine çevirecek olursak, tarihin önemli işlevlerinden biri bir toplumun nasıl bir dil kullanacağını,  nasıl bir dille konuşacağını belirlemektir. Bu dil, tarihin nasıl yazıldığına bağlı olarak, barışçıl olabileceği kadar savaşı çağıran, birleştirici olabileceği kadar ayıran bir dil olabilir. Anmalar, kutlamalar, ne tür bir dilin seçildiğine, tarihin nasıl bir tarzda verildiğine dair en önemli göstergelerden biridir. Ve buna ilişkin Türkiye tarihinden en önemli örneklerden biri de, Çanakkale Savaşı anma ve kutlamaları, bu savaşın nasıl tarihleştirildiğidir. Bu savaş,  Osmanlı’nın son yıllarında yapılmış çok büyük bir hatanın, Birinci Dünya Savaşı’nın ya da o günkü dille Büyük Savaş’a, Cihan Harbi’ne dâhil olma hatasının getirdiği insan kıyımı...

1453 İstanbul'un Fethi - Fetih Tarihçiliği

Resim
Tarih sadece tarihçilerden öğrenilmez. Aslında genelde onlardan çok az öğrenilir de diyebiliriz. Tarih bilgimizin büyük kısmı, biz modern bireyler için, yurttaşları olduğumuz devletlerin uygun gördüğü eğitim kurumlarında bize verilen tarihsel söylemler ve bunların kamusal alanda ortaya çıkan çeşitli versiyonlarından oluşur. Temel tarih bilgimizi bunlar oluşturur. Üniversitelerde seçkin tarihçilerin yaptığı araştırmalardan, eğer devlet izin vermezse veya kendimiz bu yönde bir çaba göstermezsek, neredeyse hiç haberimiz olmaz. Onun yerine, kamusal alandaki çeşitli çizgi romanlar, popüler romanlar, kahve veya arkadaş sohbetleri, filmler, kalitesi şüpheli belgeseller belirler tarihsel bilgimizi ve bu bilgi çoğu kez epey oynanmış, çoğu kez gerçeklerden az çok uzak bir bilgidir. Fetih filmini de bu kategoriye ekleyebiliriz. Filmin sadece fragmanlarını gördüm ve bunlar yetti ne göreceğimi anlamak için. Bu filmle ilgili bir tespit, “Kahpe Bizans” temasından ileriye aşamadığıydı. Doğru bir ...

Kültür ve Yenilik: Kültürel Ayırımcılık ve Milliyetçilik - Ne Kadar Farklılar?

Resim
Bu topraklara “dışarı”dan gelen “yabancı” katkılara daha geniş bir çerçeveden bakınca, modern çağla birlikte milliyetçilik gibi, bugün olumlu kabul edilen birçok başka akım, faaliyet ve unsurun da geldiği, bu topraklara girdiği görülüyor. Durum böyle olunca, seçici bir yabancılık suçlaması sorun çıkartıyor. Son yıllarda etnisite kavramının yerini kültür almaya başladı. Etnik olmak istemeyenler kültürcü ya da yerel kültürcü oluyor ama bu hamleyle milliyetçilikten uzaklaşmış olmuyorlar. Aynı yabancı düşmanlığına, aynı “bu bize ait değil” yaklaşımına yerelcilerin, yerel kültürcülerin arasında da rastlanıyor. Nedir kültürün karşıtı, ya da kültürün doğasına aykırı olan? Yenilik. Hem bir öğrenme süreci hem de çevreyi, yaşamı, etkileşimleri anlama ve anlamlandırma aracı olarak kültür pek yenilikçi değildir. Sürekli yeniliğin, yani değişimin olduğu yerde kültürün bu iki unsuru da olamaz. Ama yenilik yine de olmak zorundadır. Çünkü dünya değişir, yaşam değişir, dolayısıyla kültürün de ...