Kayıtlar

Mezopotamya etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Mezopotamya'da Din

Mezopotamya’nın inanç dünyasına adım attığımızda karşımıza çıkan en önemli farklılıklardan biri bu dünyada dini olanın dünyevi olandan ayrı düşünülmemiş olmasıdır. Din diğer alanlarla ilişkili düşünülmüştür, bu alanlarda alınan kararları etkilemiştir. [1] Dini veya doğaüstüne dair inançları dünyevi meselelerden uzak tutmak, bu ikisini birbirinden ayırmak günümüzün yaklaşımıdır. Din bugünün dünyasında kendine özgü ayrı bir alan olarak kabul edilir ve bu yeni bir yaklaşımdır. Her ne kadar Mezopotamya’da da kendisini sadece doğaüstüne hizmete adanmış veya onla ilişkiyi sağlama işlevini yüklenmiş bireyler olmuşsa da, tamamen dinin dışında olan, bu dili kullanmayan bireylerin varlığı hayli şüphelidir. Öyle ki, bu koşullar altında din anlamına gelen bir kavramın mevcut olduğunu düşünmek bile zordur. Herkesin yaşamının her alanına doğaüstünü kattığı bir dünyada kendine özgü bir alan olarak din neden var olsun? Tanrıları, yani tanrısal varlığı ifade etmede kullanılan bir terim (Sümercede din...

Medeniyetin Tüm Hatlarıyla İlk Kez Belirmesi II
Mezopotamya: Erken Hanedanlık Dönemi – Büyük Aileler (Saraylar)

Resim
Uruk dönemi yerini günümüzde Hanedanlık dönemi olarak adlandırılan evreye bırakır. Geçiş, sorunsuz bir süreklilik biçiminde gerçekleşmemiştir. Bir tür düşüş vardır ama bu tamamen bir yok oluş değildir. Söz konusu olan daha ziyade güney Mezopotamya toplumunun yeniden örgütlenmesidir. Mezopotamya: Sümer ve Akad Erken Hanedanlık dönemi (MÖ 2800–2350) daha merkezi kurumlaşmaların, özellikle de rahiplerin, yani dini kimliklere sahip örgütleyicilerin dışında yöneticilerin ortaya çıktığı bir dönemdir. Üçüncü bin yılın başları genel bir nüfus artışının yaşandığı bir dönemdir. Kentleşme aynı şekilde sürmektedir. Bir yandan kent devletleri siyasi coğrafyanın temel unsurları olurken, diğer yandan rahiplerin karşısında farklı bir otorite kaynağı olarak askeri liderler ortaya çıkmaktadır. Kent devletlerinin ve bunlar arasında şiddetli bir rekabetin ortaya çıkması Mezopotamya’da bir süredir yaşanmakta olan suların çekilmesine bağlanabilir. Sulama gün geçtikçe zorlaşmaktadır. İlk kanallar ...

Medeniyetin Tüm Hatlarıyla İlk Kez Belirmesi I
Mezopotamya: Uruk Dönemi

Resim
Ubeyd kültürünün sonunda yerleşke sayısında bir düşüş gerçekleşirse de, 4. bin yılın Uruk kültürünün (3800–3200) belirmesiyle güney Mezopotamya’da yerleşim birimlerinin sayı ve büyüklüklerinde artış görülür. Uruk kültürünün ortaya çıkmasıyla ilk gelişkin uygarlık evresine adım atılır. Burada ilk gelişkin uygarlık evresinden, yani uygarlığın doruk noktasına ulaştığı evreden kastedilen, kentsel bir toplumsal yaşamın tam anlamıyla ortaya çıkmış olmasıdır. Kentsel toplumsallıksa, Van de Mieroop’tan yola çıkarsak, bireylerin veya ailelerin geçimlerini sağlama konusunda başkalarına bağımlı kılan toplumsallıktır. Burada kent hem kendi içinde hem de çevresinde yaşayan insanlar arasında arabuluculuk yapar; [1] varlığınla bu arabuluculuğu mümkün kılan ortam türüdür. Bu evreyi mümkün kılan, bir başka bakış açısından da dayatan, en önemli gelişme nüfus artışı ve bu artışın kaynaklarla yarattığı ilişkidir. Mevcut nüfusla kaynaklar arasında beliren bu yeni ilişki eskisinden daha farklı bir toplumu...